Gitmeden önce bilmen gereken hikâye
İshak Paşa Sarayı’na çıkan yol, yapının etkisini daha ana kapıdan önce kurar. Sarayın inşasına 17. yüzyılın sonlarında başlanmış, 18. yüzyılın sonlarına doğru tamamlanmıştır. Geniş kompleks; iki avlu çevresinde muhafız koğuşları, zindanlar, kütüphane, cami, türbe, harem, selamlık, hamam, mutfak ve hizmet alanlarını bir araya getirir. Mimariyi etkileyici yapan yalnız ölçek değildir. Taç kapılar ve taş bezemelerde Selçuklu geleneği, İran ve Kafkasya etkileri ile barok, rokoko ve ampir gibi Batı kökenli üsluplar yan yana okunabilir. Bu çok katmanlı dil, sarayın bulunduğu sınır coğrafyasının kültürel etkileşimini taş üzerinde görünür kılar.
Türkiye’de saray mimarisini yalnız başkent yapıları üzerinden düşünmek istemiyorsan İshak Paşa Sarayı bambaşka bir coğrafya ve ölçek sunar. Mimari ayrıntı ile Doğubayazıt manzarasının aynı anda güçlü olması burayı ayrıcalıklı kılar.



